Arama

Arhavililer HES talanına direniyor

9 ay önce | Okunma Sayısı : 280


Arhavililer HES talanına direniyor

Arhavililer şimdi de Durguna vadisini korumak için ayakta, karşılarında vadiye HES kurmak isteyen Arhavili bir işadamı var. Arhavi Belediye Başkanı Turgay Ataselim de işadamını destekliyor.

Arhavi’de 5 HES var. Arhavililerin sağcısı solcusuyla “dokundurtmayız” dediği Kamilet vadisindeki Orta HES ile ilçe merkezine kadar ulaşan Kavak HES, Arhavili işadamı Mehmet Nazif Günal'ın şirketi MNG’ye ait. Durguna vadisindeki üç HES’ten ikisini yine Arhavili bir işadamı kurdu -şimdiki ismiyle PERKO’nun sahiplerinden Adnan Pervan.

HES’lerin yarattığı tahribata rağmen Durguna ve Kamilet vadilerinin doğal SİT alanı ilan edilme ihtimali yüksek; prosedür neredeyse tamamlanmış durumda. Bir yandan SİT alanı süreci devam ederken, bir yandan yeni HES projeleri icat ediliyor.

Küçücük bir ilçeye 5 HES yetmezmiş gibi, şimdi biri Çifteköprüler’de biri Durguna vadisinde olmak üzere 2 HES daha yapmaya niyetliler. Arhavili PERKO şirketinin Durguna deresini boydan boya kurutacağı Çamlıca I HES projesi bunlardan biri. Projenin mahkeme süreci devam ediyor. Bölge halkının ve köylülerin projeye karşı açtığı dava 17 Aralık Çarşamba saat 10.00’da Rize İdare Mahkemesi’nde görülecek.

17 Aralık Afiş-i69386d0412f80.png

Reis Enerji’ye ait Çamlıca II HES projesi henüz ÇED sürecinde. Arhavililer Eylül başında biraraya gelip ÇED toplantısını yaptırmamıştı. Arhavi Belediye Başkanı Turgay Ataselim de Çamlıca II HES’e karşı ön saflardaydı.

Ataselim bugüne kadarki duruşuyla Arhavililerin takdirini topladı. Fakat hem maden hem de Çamlıca II HES konusundaki duyarlılığını Durguna’daki Çamlıca I HES için gösteremiyor. "Yatırımcılar" Arhavili olduğu sürece ekokırım projelerine karşı olmadığını söylüyor. Oysa biliyoruz ki, Arhavi’nin güzelim doğasını en çok Arhavili işadamları mahvediyor. Görüldüğü kadarıyla daha fazlasını da yapmaya niyetliler.

Ataselim, kendisiyle görüştüğümüzde de, Çamlıca I HES’e karşı olmadığını açıkça ifade etmişti. Biz de Arhavililer olarak, Arhavi’nin, ister Arhavili ister değil, şirketler tarafından talan edilmesine karşı durduğu sürece yanında olacağımızı, aksi yönde hareket ederse de bunu eleştirip karşı çıkacağımızı açıkça söylemiştik.

Bu sözümüzün sorumluluğuyla, Ataselim’e soralım:

Memleket söz konusu olduğunda, bir yer öbürünün üstünde tutulabilir mi? Arhavi’nin bir bölgesi ötekinden, bir köyü başkasından daha mı kıymetli? Bir doğal alan için öbürü gözden çıkarılabilir mi? Doğa geri dönüşü olmaz şekilde tahrip edilecekse, Arhavililer doğa ve yaşam haklarından mahrum bırakılacaksa şirketin Arhavili olup olmamasının bir önemi mi var?

Arhavi’nin, memleketin ve ülkenin geleceği söz konusuysa, bu tutarsızlığın sonuçları ağır olur.

Tecrübeyle sabit, Çamlıca I HES yapılırsa Çamlıca II HES projesinin önüne geçmek çok zor. Vadi ne kadar hırpalanırsa diğer projelerin önü o kadar açılacak. Bu projelerin hayata geçirilmesi, Arhavi’nin 9 köyünü içine alan maden projesi için de ilçenin elini zayıflatacak bir risk.

Hem Arhavi hem tüm Artvin doğası bugüne kadar büyük kayıplar verdi. İl genelinde 5 tane büyük baraj var: Artvin, Deriner, Borçka, Muratlı ve Yusufeli barajları. Peşpeşe maden ruhsatları veriliyor. Artvin’in diğer ilçelerinde de çok sayıda HES kuruldu.

Peki, bu zaman diliminde Artvinlilere ne oldu? Zenginleştik mi? Elektrik faturalarımız hafifledi mi? Hayır. Aksine Artvin, Türkiye’nin en çok yatırım yapılan ama en hızlı fakirleşen ve dışarı en çok göç veren ili oldu.

Gelelim yeniden Durguna’ya… Kıymetini yeterince anlatamamış olabiliriz.

Arhavi’nin son bakir deresinden bahsediyoruz. Tarihi Çifteköprüler'de Kamilet'le birleşen bu vadi sıcak yaz günlerinde Arhavililerin sığınağı. Çamlıca I HES'in yok edeceği alan da Arhavi halkının dereyle bütünleştiği nadir yerlerden.

arhavililer_yaz_sicaklarinda_durguna_deresinde_serinliyor--i68d53011c1b26.jpg

Yüksek nemli sıcak yaz günlerinde sabah erken saatlerden gün batımına kadar pek çok Arhavili adeta derenin içinde yaşıyor. Bu projeyle birlikte Arhavi halkı son dereyi de kaybetmiş olacak…

Doğada hiçbir birim ötekinden bağımsız değildir. Derelere tam olarak bu yüzden “ekosistem” deniyor. Tıpkı bir cep telefonunun parçaları gibi, her parça bir bütünü oluşturur, biri olmazsa sistem çöker. Yeterince tahrip edilen Kamilet’te ve Durguna’da bundan sonraki her müdahale tüm sistemi derinden sarsar, etkileri nesillere yayılır.

İlçenin turizm potansiyeli son derenin kurumasıyla tamamen yok olur.

Durguna, doğal bakirliğine karşın köylerle çevrili, yaşayan bir vadi. HES inşaatları Arhavilileri derede yüzemez, köylüyü köyünde yaşayamaz hale getirecek.

İklim değişikliğinin de etkisiyle temiz su paha biçilemez değerde. Son dönemde büyükşehirlerde ciddi şekilde kuraklık ve su sorunu varken, pek çok ilin su kaynakları tükenmiş durumdayken böyle bir değerden vazgeçmek ölümcül bir hata olur. Gözümüz gibi bakmamız gerekirken… Üstelik, her köşesinden su fışkıran Arhavi’nin en az 10 köyünde su sıkıntısı varken!

Doğaya o kadar çomak soktuk ki, memleketin her yeri akıyor. Sel ve heyelan riski katlanacak. Üstelik sadece Durguna için değil, bu risk tüm Arhavi’yi etkisi altına alacak.

Bir belediye başkanının en önemli görevi, sadece bugünü değil gelecek günleri de göz önünde bulundurmak, sorumlu olduğu toprakları canı pahasına korumaktır. Bugüne kadarki tutumu için her görüşten Arhavilinin takdirini toplayan Turgay Ataselim, Çamlıca I HES konusunda da tutarlı, duyarlı, sorumlu davranmalıdır. Arhavililer kendisinden bunu bekliyor, mahkeme günü halkın ve Durguna'nın yanında durmaya çağırıyorlar.

 

 

Etiketler : Durguna Çamlıca HES Arhavi Turgay Ataselim MNG PERKO
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları